Son yıllarda popüler hale gelen sarı serum, özellikle bağışıklık sistemini desteklemek, cildi yenilemek ve enerji seviyesini artırmak amacıyla kullanılan bir sıvı tedavi yöntemidir. Ancak, bilinçsiz kullanım ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Sarı serum, genellikle bağışıklık sistemini güçlendirmek, vücut direncini artırmak ve cilt sağlığını desteklemek amacıyla kullanılan intravenöz (damar yoluyla uygulanan) bir serum çeşididir. İçeriğindeki bileşenler nedeniyle sarı renkte olduğundan bu isimle anılmaktadır.
Hastanelerde veya sağlık kuruluşlarında, uzman doktorlar tarafından uygulanması gereken bu serum, bilinçsizce evde kullanılmamalıdır. Yanlış dozaj veya hijyenik olmayan koşullarda uygulama, ciddi sağlık risklerine yol açabilir.
Dahiliye Uzmanı Doktor Haluk Yeşilbağdan, kış aylarının gelmesiyle birlikte grip ve nezle gibi hastalıkların artması sonucu halk arasında sıkça tercih edilen “sarı serum” uygulamasına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
Sarı serumun tıbbi kılavuzlarda yeri olmayan bireysel bir uygulama olduğunu belirten Yeşilbağdan, yanlış ve kontrolsüz kullanımın hayati riskler doğurabileceğini söyledi.
Bazı durumlarda ağrı kesici, bulantı giderici, C vitamini ve mide koruyucu ilaçların da seruma eklendiğini belirten Yeşilbağdan, halk arasında bu uygulamanın “atom tedavisi” olarak da adlandırıldığını aktardı.
“BİRÇOK İLACIN BİR ARAYA GETİRİLMESİYLE OLUŞTURULAN İLAÇTIR, SARI SERUM”
Şanlıurfa'da uzun süredir hekimlik yaptığını söyleyen Dahiliye Uzmanı Doktor Haluk Yeşilbağdan, ekibimize yaptığı açıklamada şu ifadelere dikkat çekti, “Kış aylarının gelmesi ve grip, nezle gibi hastalıkların artmasıyla birlikte vatandaşlar arasında “sarı serum nedir, yan etkileri nelerdir, komplikasyonları var mıdır?” gibi konular daha fazla araştırılmaya başlandı.
Sarı serum; genellikle küçük bir serum sıvısının içine B vitamini kompleksi eklenmesiyle hazırlanır. Bunun yanı sıra ağrı kesici, bazen bulantı giderici ilaç, C vitamini kompleksi ve mide koruyucu da eklenebilmektedir. Bu ilaçların bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu uygulamaya halk arasında bazen “atom tedavisi” de denilmektedir.” dedi.
“SARI SERUM HERHANGİ BİR ÜLKENİN SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN ONAYLANMIŞ BİR TEDAVİ DEĞİL”
“Sarı serum dediğimiz şey, adını içeriğindeki B vitamini kompleksinden alır. Seruma sarı rengini veren esas madde B12 vitaminidir. B vitamini kompleksinin içinde B12, B6 ve B2 vitaminleri yer alır.” İfadelerine dikkat çeken Dr. Yeşilbağdan, konuşmasının devamında şu değerlendirmelere yer verdi, “Sarı serumun tıbbi kılavuzlarda bir yeri var mıdır?” sorusuna ise net bir şekilde hayır cevabı verilebilir. Bu, bireysel bir tedavidir; tıbbi kılavuzlarda yer alan, herhangi bir ülkenin sağlık bakanlığı tarafından onaylanmış bir tedavi kombinasyonu değildir. Ancak bireysel olarak bazı hekimler tarafından uygulanmaktadır.
“SARI SERUM BAZEN DE AĞIR ALERJİK REAKSİYONLARA YOL AÇABİLİR”
Bu tedavinin zaman zaman yan etkileri olabilmektedir. Genellikle küçük bir serumun içine çok sayıda ilaç eklenmekte ve bu ilaçlar damar yoluyla çok hızlı bir şekilde vücuda verilmektedir. Bunun sonucunda tansiyon yükselmesi ya da düşmesi, alerjik reaksiyonlar görülebilir. Bu alerjiler bazen hafif seyredebilirken, bazen de ağır alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Hatta nadir de olsa sarı serum uygulamaları ölüme kadar gidebilmektedir.” açıklamalarına yer verdi.
“SARI SERUMLAR ÖZELLİKLE EVLERDE VE SAĞLIK KABİNLERİNDE UYGULANMAMALI”
Haluk Yeşilbağdan, konuşmasının devamında şu ifadelere dikkat çekti, “Bu tür tedaviler, gerekmedikçe uygulanmamalıdır. Gerekli görüldüğü durumlarda ise mutlaka bir doktor kontrolünde, tercihen acil serviste muayene edilerek yapılmalıdır. Sarı serumlar özellikle evlerde ve sağlık kabinlerinde kesinlikle uygulanmamalıdır.
“SARI SERUM, HALK ARASINDA ORTAYA ÇIKMIŞ BİR UYGULAMADIR”
Tekrar vurgulamak gerekirse, bu yöntem tıbbi kılavuzlarda yer alan bir tedavi değildir. Sarı serum, halk arasında ortaya çıkmış bir uygulamadır. Fayda sağlar mı? Bazen sağlayabilir. Grip, soğuk algınlığı veya nezle gibi durumlarda kişi kendini geçici olarak daha iyi hissedebilir. Ancak bu, tedavi edici bir yöntem değildir; yalnızca anlık rahatlama sağlar. Gerekirse sonrasında farklı ilaç tedavilerinin planlanması gerekir.” bilgisine dikkat çekti.
“SARI SERUMUN YAN ETKİLERİ NADİR DE OLSA ÖLÜMLE SONUÇLANABİLMEKTEDİR”
Sarı serumun yan etkileri konusunu özellikle tekrar vurgulamak istediğini ve neredeyse tüm ilaçların yan etkisi olduğunu vurgulayan Doktor Yeşilbağdan, son olarak konuşmasında şu ifadelere dillat çekti, “Zaten yan etkisi olmayan bir ilacın etkisi de olmaz. Bazı ilaçların yan etkileri şoka, hatta ölüme kadar gidebilir. Sarı serumun yan etkileri nadir de olsa ölümle sonuçlanabilmektedir. Bu tür vakaların yaşanmasının ardından sarı serum uygulamalarında bir miktar azalma olmuştur.
Sarı serum uygulandığında yan etkiler dakikalar içinde ortaya çıkabilir. Hafif yan etkiler kaşıntı, kızarıklık ve kabarma şeklinde görülebilir. Daha ağır durumlarda ise ağızda ve dilde uyuşma, ağız ve dilde şişme, nefes darlığı, tansiyon düşmesi, şoka girme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bazı durumlarda dolaşım ciddi şekilde bozulabilir ve hasta hayatını kaybedebilir.
“SARI SERUM TIBBİ OLARAK KILAVUZLARDA YERİ OLMAYAN BİR UYGULAMADIR”
Bu nedenle bu tür uygulamalara mutlaka çok dikkat edilmelidir. Kesinlikle evlerde ve sağlık kabinlerinde uygulanmamalıdır. Çok gerekli olmadıkça yapılmaması gerekir. Sağlık personellerine de bu konuda uyarım şudur: Çok dikkatli olunmalı, herkese uygulanmamalıdır. Çünkü tıbbi olarak kılavuzlarda yeri olmayan bir uygulamadır.
Sarı serum uygulandıktan sonra herhangi bir olumsuz belirti ortaya çıkarsa, vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurulmalı ve gerekli tıbbi müdahale yapılmalıdır.” diyerek konuşmasına son noktayı koydu.
Yorumlar
Kalan Karakter: