Bir milletvekilinin düğünlere, taziyelere ve vatandaş buluşmalarına katılması elbette görevinin bir parçasıdır. Kimsenin buna itirazı yok. Ancak bu programlar, milletvekilliğinin kendisi değildir. Asıl görev; Ankara'da Şanlıurfa'nın sesi olmak, yatırımın peşine düşmek, bürokrasiyi harekete geçirmek ve verilen sözleri sonuna kadar takip etmektir.
Bugün Şanlıurfa'da gençler iş arıyor. Çiftçi artan maliyetlerle ayakta kalmaya çalışıyor. Esnaf ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor. Sağlıkta, eğitimde, ulaşımda ve altyapıda çözüm bekleyen sayısız konu var. Vatandaşın gündemi bunlar iken, sosyal medyada peş peşe düğün ve ziyaret fotoğrafları görmek, doğal olarak "Şehrin gerçek sorunlarıyla kim ilgileniyor?" sorusunu gündeme getiriyor.
Seçim döneminde sokak sokak dolaşmak, esnafın elini sıkmak, "Şanlıurfa için gece gündüz çalışacağız" demek kolaydır. Zor olan ise seçim bittikten sonra aynı kararlılığı gösterebilmektir. Çünkü millet sandıkta sadece oy vermez; aynı zamanda hesap sorma hakkını da verir.
Şanlıurfalı artık açıklama duymak istemiyor. "Çalışıyoruz", "takip ediyoruz", "görüşmeler yaptık" cümlelerinden yoruldu. Vatandaş sonuç görmek istiyor. Eğer bir çalışma yapıldıysa bunun karşılığı yatırım olarak görülmeli, istihdam olarak hissedilmeli, hizmet olarak yaşanmalıdır.
Siyasette görünür olmak başka, başarılı olmak başkadır. Sürekli görünmek, sürekli paylaşım yapmak ya da her programa katılmak tek başına başarı ölçüsü değildir. Başarı; geride bırakılan eserlerle, çözülen sorunlarla ve vatandaşın hayatında oluşturulan değişimle ölçülür.
Şanlıurfa, Türkiye'nin en genç nüfusuna sahip şehirlerinden biri olmasına rağmen işsizlikte üst sıralarda anılıyor. Tarımın başkentlerinden biri olmasına rağmen çiftçi her sezon yeni sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Böylesine büyük sorunları olan bir şehirde milletvekillerinin performansı da doğal olarak daha fazla sorgulanıyor.
Bu nedenle kamuoyunda oluşan "Şanlıurfa'nın sorunlarından çok törenlerde ve sosyal medyada görünülüyor" yönündeki eleştirileri görmezden gelmek yerine, bu eleştirilere somut hizmetlerle cevap vermek gerekir.
Sayın Milletvekili, Şanlıurfa sizi düğün salonlarında alkış toplamanız için değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ve bakanlıkların kapısında bu şehrin hakkını savunmanız için seçti. Bu şehir, temsil edilmekten çok hak ettiği hizmeti almak istiyor.
Unutulmamalıdır ki vatandaşın hafızası güçlüdür. Seçim zamanı verilen sözleri de hatırlar, seçimden sonra ortaya konulan performansı da. Sandık günü geldiğinde insanlar paylaşılan fotoğrafları değil, hayatlarında neyin değiştiğini değerlendirir.
Şanlıurfa'nın artık vitrin siyasetine değil, sonuç üreten siyasete ihtiyacı var. Fotoğraf değil fabrika, paylaşım değil proje, protokol değil hizmet bekleyen milyonlarca insanın sesi olmak, bir milletvekilinin en temel sorumluluğudur.
Yorumlar
Kalan Karakter: